Deyim

İçi Bulanmak Ne Demek?

Anlamı

kusacak gibi olmak:
'Tabanları, dizleri sızlar gibi oldu. Bir de içi bulandı, kusacak gibi oldu.' -B. Felek.

Detaylı Açıklama

İçi bulanmak deyimi, kusacak gibi olmak, midede bir rahatsızlık ve bulantı hissetmek anlamında kullanılır. Fiziksel bir durumu betimler: kişinin midesi kalkmıştır, kusma eşiğine gelmiştir. Deniz tutması, bozuk yiyecek, hamilelik, ilaç yan etkisi veya kötü bir koku bu duruma yol açabilir. Deyim mecazi olarak da kullanılır: ahlaken iğrenç bir durum, tiksindirici bir davranış veya mide bulandıran bir haber karşısında da 'içim bulandı' denir. Bu mecazi kullanımda fiziksel bir bulantı olmasa bile kişi aynı tiksinti duygusunu yaşar. Her iki anlamda da rahatsızlığın yoğunluğu belirgindir; hafif bir huzursuzluk değil, kusma eşiğine varan bir hoşnutsuzluk söz konusudur. Deyim, Türkçenin beden duyumlarını duyguya taşıyan en yaygın kalıplarından biridir.

Örnek Cümleler

  1. Vapurda dalga büyüyünce içi bulandı, güverteye çıkıp taze hava almak zorunda kaldı.
  2. O haberi okuyunca içim bulandı, insanlar birbirine bunu nasıl yapabiliyor.
  3. Hamileliğin ilk aylarında sabahları içi bulanıyordu, hiçbir şey yiyemiyordu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bağlam hemen belirler. Yolculuk, yiyecek veya hamilelik konusu geçiyorsa fiziksel bulantı kastedilir. Ahlaki iğrençlik, skandal veya tiksindirici bir davranıştan söz ediliyorsa mecazi anlamdadır. Fiziksel kullanımda beden, mecazi kullanımda vicdan rahatsızdır.

Çok güçlüdür çünkü fiziksel bir tiksintinin gücünü ahlaki değerlendirmeye taşır. Kişi bir durumdan o kadar rahatsızdır ki bedensel bir tepkiyle karşılaştırır; bu abartı değil, gerçek bir iğrenme hissinin dışavurumudur. Söz, sıradan bir eleştiriden çok daha ağır bir ret bildirir.

Tıbbi metinlerde genellikle 'bulantı' veya 'mide bulantısı' tercih edilir; 'içi bulanmak' daha çok hasta anlatımlarında ve günlük dilde geçer. Doktor hasta iletişiminde hastaların kendi durumunu tanımlamak için sıkça kullandığı bir kalıptır ve hekimler bu ifadeyi anlar.