Anlamı
1) kusmak; 2) kusacak duruma gelmek:
'Cip hazır, dedi. İnşallah süspansiyonu iyidir yoksa yollarda içimiz dışımıza çıkacak.' -R. Erduran.
Detaylı Açıklama
İçi dışına çıkmak deyimi iki anlamda kullanılır. Birincisi kusmak, midenin içindekini dışarı atmaktır; fiziksel ve doğrudan bir anlam taşır. İkincisi kusacak duruma gelmek, şiddetli bulantı hissetmektir; henüz kusmamıştır ama eşiğe gelmiştir. Deyim genellikle bozuk yol, çalkantılı deniz yolculuğu, araba tutması veya aşırı yeme gibi durumlarda kullanılır. İçi dışına çıkmak fizyolojik bir durumu çok canlı biçimde betimler: midenin altüst olmuş, her şeyin ters dönmüş hâlini 'içi dışına çıkmak' tabiriyle özetler. Söz abartılı gibi görünse de yaşayan herkes o anı tanır ve deyim tam da o acil, dayanılmaz hâli aktarır. Günlük konuşmada özellikle yolculuk hikâyelerinde, çocukların araba tutma deneyimlerinde ve bayram ziyareti dönüşlerinde çok sık duyulur.
Örnek Cümleler
- Dağ yolunun virajlarında içimiz dışımıza çıktı, şoföre yavaşla diye yalvardık.
- Fırtınada teknede içi dışına çıkan yolcular kıyıya varana kadar bayıldı.
- Çocuk lunaparkta dönen alete bindikten sonra içi dışına çıkmıştı, bir daha binmek istemedi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çok nadir ve genellikle abartı amaçlı kullanılır. Örneğin aşırı stres veya korku anında 'içim dışıma çıktı' denebilir ama bu fiziksel bir kusma değil, ruhsal bir altüst oluşu anlatır. Yine de asıl ve yaygın kullanımı fiziksel bulantı ve kusma bağlamındadır.
Çünkü 'iç' ve 'dış' kavramlarını yer değiştirtir; normalde içeride olması gereken şey dışarıya çıkmıştır. Bu tersine dönmüş düzen imgesi çok güçlüdür ve dinleyende anında bir tiksinti veya empati tepkisi yaratır. Bedenin normal düzeninin bozulması, sözün dramatik gücünü artırır.
Virajlı dağ yolları, çalkantılı deniz yolculukları, lunapark eğlenceleri ve uzun araba yolculukları en sık duyulan bağlamlardır. Özellikle çocuklu ailelerin yolculuk anlatılarında bu deyim neredeyse klişeleşmiştir ve herkesin paylaştığı ortak bir deneyimi esprili biçimde aktarır.