Anlamı
1) çok zayıflamış olmak; 2) insana özgü niteliklerini yitirmek:
'İki üç aydır şu Çukurova'da gezdik, gezdik, insanlıktan çıktık.' -Y. Kemal.
Detaylı Açıklama
İnsanlıktan çıkmak deyimi iki temel anlam taşır. Birinci anlamda, uzun hastalık, yoksulluk ya da ağır çalışma yüzünden aşırı zayıflamış, çökmüş bir görünümü anlatır. İkinci anlamdaysa merhamet, ölçü, utanma ya da vicdan gibi insana yakıştırılan niteliklerin kaybedilmesi kastedilir. Bu yüzden deyim hem bedensel çöküş hem de ahlaki bozulma için kullanılabilir. Bağlam hangi anlamın öne çıktığını belirler. Cümlede kullanıldığında sertlik, şaşkınlık ve sarsılmışlık duygusu hissedilir. Söz, sıradan bir bozulmayı değil, insan ölçüsünün dışına taşan ağır bir durumu anlatır. Özellikle zulüm ve aşırı yorgunluk bağlamlarında etkisi daha sert duyulur. Kısacası insanlıktan çıkmak, ya bedenen çökmeyi ya da insanlığa sığmayan bir hâle gelmeyi anlatan güçlü bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Aylar süren hastalıktan sonra adam iyice insanlıktan çıktı, tanınmaz hâle geldi.
- Bu kadar eziyet eden biri artık insanlıktan çıkmış, herkese gösterdi bunu.
- Çukurova sıcağında çalışa çalışa insanlıktan çıkmışlardı neredeyse, öyle söylediler.
Kökeni ve Hikayesi
Deyim, insanlık ölçüsünü merkez alan ahlaki düşünceden doğmuş; beden ve davranıştaki aşırı bozulmayı bu ölçüden çıkma fikriyle anlatmıştır.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Biri bedensel çöküşü, öteki ahlaki bozulmayı anlatır. Bağlamda hastalık ve yorgunluk varsa ilk anlam, zalimlik ve vicdansızlık varsa ikinci anlam daha belirgin biçimde öne çıkar.
Çünkü sadece yorulmayı ya da kızmayı değil, insan ölçüsünün dışına taşan ağır bir durumu anlatır. Bu yüzden duyulduğunda sert ve sarsıcı bir etki bırakır hemen.
Evet, özellikle hem fiziksel çöküşü hem de acımasız davranışı anlatmak için hâlâ kullanılır. Sert ama anlaşılır oluşu, deyimi günlük dilde canlı tutan başlıca özelliktir bugün.