Anlamı
kaçan bir düşmanı kovalayıp ezmeye çalışmak mertliğe yakışmaz, âciz olduğunu göstereni de vurmak insanlık değildir.
Detaylı Açıklama
Kaçanı kovmazlar yıkılanı vurmazlar atasözü, savaşta veya herhangi bir çatışmada kaçan düşmanı takip edip ezmeye çalışmanın ve yere düşeni vurmaya devam etmenin mertliğe yakışmadığını ifade eder. İki bölümden oluşan bu atasözü hem savaş ahlakını hem de insan ilişkilerindeki merhamet ve adalet duygusunu vurgular. Güçlü olanın zayıf düşmüş rakibine karşı insaflı davranması gerektiğini öğütler. Türk kültüründe yiğitlik ve mertlik değerleri çok önemli olduğundan bu söz toplumsal ahlak kurallarının temel taşlarından biri sayılır. Günlük hayatta iş rekabetinde, okul ortamında ve sosyal ilişkilerde güçsüz kalan tarafı korumak için kullanılır. Evrensel bir adalet ve insanlık mesajı taşıyan derin anlamlı bir atasözüdür. Özellikle spor müsabakalarında ve iş rekabetinde ahlaki sınırların korunmasını hatırlatmak amacıyla tercih edilir.
Örnek Cümleler
- Rakip takım çöktükten sonra alay etmeyi sürdürmelerine kaçanı kovmazlar yıkılanı vurmazlar diye tepki gösterildi.
- İflas eden ortağına baskı yapmayı bırak, kaçanı kovmazlar yıkılanı vurmazlar dedi babası.
- Sınıfta en düşük notu alan öğrenciyle dalga geçenlere öğretmen kaçanı kovmazlar yıkılanı vurmazlar diyerek ders verdi.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Kaçan düşmanı kovalayıp ezmeye çalışmanın ve yere düşeni vurmaya devam etmenin mertliğe yakışmadığını ifade eder. Güçlü olanın zayıf düşmüş rakibine karşı merhametli davranması gerektiğini öğütleyen ahlaki bir sözdür.
İş rekabetinde, okul ortamında ve sosyal ilişkilerde zor duruma düşmüş birini ezmek yerine insaflı davranmayı öğütlemek için söylenir. Güçsüz kalan tarafı korumak ve merhamet göstermek gerektiğini hatırlatır. Mertlik ve adalet duygusunu vurgulayan yaygın bir ifadedir.
Türk savaş geleneğinde yiğitlik ve mertlik ahlakından beslenir. Eski Türk savaşçıları savaş meydanında bile belirli kurallara uyar, kaçan düşmanı kovalamayı ayıp sayarlardı. Bu anlayış zamanla toplumsal hayata yansıyarak atasözü olarak yerleşmiştir.