Atasözü

Kırkından Sonra Saza Başlayan Kıyamette Çalar Ne Demek?

Anlamı

yaşlandıktan sonra bir şey öğrenmeye, yeni bir iş yapmaya başlayan kimsenin bunu başarmaya ömrü yetmez.

Detaylı Açıklama

"Kırkından sonra saza başlayan kıyamette çalar" atasözü, yaşlandıktan sonra yeni bir iş veya beceri öğrenmeye çalışan kişinin bunu başarmaya ömrünün yetmeyeceğini ifade eder. Kıyamet, İslam inancında dünyanın sonunu temsil eder; kişinin sazı ancak kıyamet koptuğunda, yani asla bitiremeyeceği abartılı bir biçimde anlatılır. Saz çalmayı öğrenmek yıllar süren bir emek ister; kırk yaşından sonra başlamak bu süreyi iyice uzatır ve ömür yetmeyeceği ima edilir. Atasözü her işin bir zamanı olduğunu ve geç kalmanın bedelini vurgular. "Kırkından sonra saz çalmak" deyiminden farklı olarak, yalnızca geç kalınmışlığı anlatmakla kalmaz, bu girişimin sonuçsuz kalacağı yargısını da ekler.

Örnek Cümleler

  1. Altmış yaşında doktora yapmak isteyince babası kırkından sonra saza başlayan kıyamette çalar dedi.
  2. Kırkından sonra saza başlayan kıyamette çalar derler ama bazıları bu sözü yalanlayacak kadar azimlidir.
  3. Dedem bu atasözünü her fırsatta hatırlatırdı: kırkından sonra saza başlayan kıyamette çalar, vaktinde başlayın.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, atasözü geleneksel bir gözlemi yansıtır ve mutlak bir kural değildir. Tarihte ve günümüzde ileri yaşlarda yeni beceriler edinip başarılı olan pek çok kişi vardır. Atasözü, geç kalmanın zorluğuna dikkat çeker ancak imkânsızlığını kesin olarak iddia etmez.

Kıyamet, İslam inancında dünyanın sonu ve hesap günüdür. Bu ifade, kişinin sazı ancak kıyamet koptuğunda, yani asla bitiremeyeceğini abartılı ve mizahi bir biçimde anlatır. Ölünceye kadar öğrenmesinin bile yeterli olmayacağı, zamanın tükeneceği vurgulanır.

Deyim yalnızca geç kalınmış bir girişimi anlatırken, atasözü bir adım daha ileri giderek bu girişimin sonuçsuz kalacağı yargısını ekler. Deyim durum tespiti yapar, atasözü ise sonuç hakkında bir öngörüde bulunur ve uyarı niteliği taşır.