Anlamı
evlenmek:
'Nihayet sonbaharın yağmurlu, serin bir günü koltuğa giriyorum.' -Ö. Seyfettin.
Detaylı Açıklama
Koltuğa girmek deyimi, evlenmek anlamında kullanılan eski ve esprili bir ifadedir. Nikâh töreninde gelinin ve damadın koluna girerek hayat yolculuğuna birlikte çıkması durumunu mecazi olarak anlatır. Bu deyim, özellikle eski Türk edebiyatında ve günlük konuşmalarda evlenme eylemini zarif veya şakacı bir biçimde ifade etmek için tercih edilmiştir. Koltuğa girmek ifadesi, birinin koluna girme hareketinden türemiştir ve evliliğin başlangıç anını sembolize eder. Günümüzde daha az kullanılsa da edebî metinlerde ve yaşlı kuşakların konuşmalarında hâlâ karşılaşılır. Evliliğe atılan adımın ciddiyetini hafifletmek veya esprili bir dille anlatmak isteyenler bu deyimi tercih eder. Bu deyim, Türk toplumundaki evlilik geleneklerinin dile yansımasını gösterir ve eski dönemlerin sosyal dinamiklerini anlamamıza yardımcı olan kültürel bir miras niteliğindedir.
Örnek Cümleler
- Otuz yaşına gelmeden koltuğa girdi ve mutlu bir yuva kurma hayalini gerçekleştirdi.
- Arkadaşları bir bir koltuğa giriyordu, o hâlâ bekâr kalmakta ısrar ediyordu.
- Sonunda koltuğa girdiğini telefonda duyan annesi sevinçten hüngür hüngür ağladı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Koltuğa girmek, evlenmek demektir. Nikâh töreninde çiftlerin birbirlerinin koluna girmesinden yola çıkılarak türetilmiş bu deyim, evlilik eylemini esprili ve zarif bir biçimde ifade eder. Günümüzde daha çok edebî metinlerde karşılaşılır.
Günümüzde yaygın olarak kullanılmasa da özellikle edebî eserlerde, eski kuşak yazarların metinlerinde ve yaşlı insanların günlük konuşmalarında hâlâ rastlanır. Eski Türkçenin zengin deyim hazinesinin bir parçası olarak bilinir.
Bu deyim, evlenen çiftin birbirlerinin koluna girmesi geleneğinden doğmuştur. Kol kola yürüme hareketi mecazi olarak evlilik birliğini simgeler ve koltuğa girmek ifadesiyle evlenme eylemi zarif bir şekilde anlatılmış olur.