Anlamı
mermi isabet etmek:
'Suriye'de bel kemiğine bir kurşun dokunmuştu.' -Ö. Seyfettin.
Detaylı Açıklama
Kurşun dokunmak deyimi, bir mermi ya da saçmanın bir kişinin bedenine isabet etmesi anlamını taşır. Çoğunlukla şiddet içeren olayları, savaş sahnelerini ya da silahlı saldırıları aktaran metinlerde kullanılır. Dokunmak fiilinin burada yumuşatıcı bir işlev taşıdığı ve gerçekte ciddi bir yaralanmayı ya da ölümü anlatan bir durum için daha örtük bir ifade sağladığı görülür. Türk edebiyatında özellikle savaş anlatılarında ve macerayı anlatan yazılarda bu ifadeye sıkça rastlanmaktadır. Yaralanmanın şiddetini doğrudan vurgulamak yerine dokunma imgesiyle anlatmak, anlatıya hem bir yoğunluk hem de ölçülü bir dil kazandırır. Ömer Seyfettin gibi gerçekçi yazarlar bu deyimi eserlerinde etkin biçimde kullanmıştır. Savaşın acı gerçeklerini dile getiren bu deyim edebi değerini günümüzde de korumaktadır.
Örnek Cümleler
- Çatışma sırasında adamın sol omzuna bir kurşun dokundu ve acıyla yere yığılıp kaldı.
- Savaş meydanında kahraman askere ilk kurşun dokunduğunda bile geri çekilmedi.
- Ona da kurşun dokunmuştu ama yarasını gizleyerek kimseye belli etmemeyi başarmıştı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
'Dokunmak' fiili, yaralanma ya da ölüm gibi ağır sonuçları daha örtük bir biçimde ifade etmeye yarar. Doğrudan 'vurulmak' yerine 'dokunmak' demek, anlatıya hem edebi bir incelik katar hem de acı bir olayı daha ölçülü bir dille aktarmayı sağlar.
Kurşun dokunmak özellikle savaş anlatılarında, polisiye romanlarda, tarihi metinlerde ve silahlı çatışmaları konu alan gazetecilik yazılarında sıkça kullanılır. Türk edebiyatında bu ifadeye Ömer Seyfettin ve diğer realist yazarların eserlerinde örnek bulmak mümkündür.
Kurşun dokunmak genellikle hafif ya da kısmi bir isabet anlamına gelirken kurşun yemek daha ağır, belirgin bir yaralanmayı ya da ölümü çağrıştırır. Her ikisi de mermi isabetini anlatsa da dokunmak daha ölçülü, yemek ise daha vurucu bir etki yaratır.