Deyim

Nutuk Atmak (çekmek) Ne Demek?

Anlamı

uzun, sıkıcı bir konuşma yapmak veya özden yoksun bir söylev vermek:
'Kıyıda dalgalara nutuk çekip kekemeliğini düzeltmeye çalışıyor.' -H. Taner.

Detaylı Açıklama

Nutuk atmak deyimi, bir kişinin gereksiz biçimde uzun, sıkıcı ve özden yoksun bir konuşma yapmasını alaylı bir tonla anlatır. Aynı anlamda nutuk çekmek de kullanılır. Burada vurgu konuşmanın uzunluğunda değil dinleyenin sıkılmasındadır; konuşmacı dinleyici hazır olmadığı halde ya da konuya yeteri kadar hâkim olmadan söze devam eder. Halk dili bu sıkıcı davranışı kalıba dökerek hem espri hem hafif eleştiri içeren bir uyarı aracı üretmiştir. Aile büyüklerinin uzun nasihatleri, parti liderlerinin gereksiz konuşmaları, öğretmenlerin tekrarlanan uyarıları ya da arkadaş ortamında biri sözü tekeline aldığında bu deyime başvurulur. Edebi metinlerde de karakter tasvirinde sıkça karşımıza çıkar. Bu özelliğiyle deyim Türkçenin uzun ve sıkıcı konuşmaları mizahi bir tonla teşhir etme kapasitesinin yaygın örneklerinden biridir.

Nutuk Atmak (çekmek) Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Sakin bir köşede kıyıya çekilip dalgalara nutuk çekerek kekemeliğini sabırla düzeltmeye çalışıyor.
  2. Toplantıda müdür yine başlamadan herkes bilirdi ki bir saat nutuk atacaktı.
  3. Çocuklar harçlıklarını isteyince babam alışılmış uzun nutuk çekme rutinine yeniden girişti.

Kökeni ve Hikayesi

Arapça nutuk kelimesi söylev, hitap anlamına gelir. Türkçe atmak ya da çekmek fiili ile birleştiğinde söz konusu konuşmanın sıkıcılığını ve uzunluğunu vurgulayan mizahi bir halk kalıbı oluşturmuştur.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Aile meclislerinde uzun ahlak nasihatleri, siyaset konuşmaları, parti toplantılarındaki içi boş söylevler, derslerde tekrar eden uyarılar ve gündelik tartışmalarda söz uzayıp dinleyici sıkıldığında bu deyim doğal düşer. Konuşmacının niyeti iyi olsa bile dinleyenin gözünde söz fayda sağlamaktan çıkmıştır. Halk dili bu durumu güçlü bir mizahla işaretler ve davranışı hafif bir eleştiriyle uyarır.

Halk dili aynı eylemi farklı fiillerle çeşitlendirme eğilimine sahiptir. Atmak söze hızlı ve hafif alaycı bir hava katarken çekmek söze uzun ve sıkıcı bir akış kazandırır. İki fiil aynı kalıpta birbirinin yerine kullanılabilir ve bağlama göre tercih edilir. Bu çeşitlilik Türkçenin esnek kalıp üretme kapasitesinin küçük ama özlü göstergelerinden biri olarak değer taşır. İkisi de halk dilinde aynı anda yaşar.

Haldun Taner, Sait Faik ve Refik Halit gibi gözlem ustası yazarlar bu deyimi karakterlerin alışkanlıklarını anlatırken sıkça kullanır. Aile büyüğünün ya da toplum içinde sürekli konuşan kişinin tasvirinde okuyucuya hızlı bir karakter portresi sunar. Mizah dergilerinde ve gazete köşelerinde de uzun konuşan politikacılar hakkında bu deyim yaygın biçimde tercih edilir ve sözle birlikte bir tür sosyal eleştiri tonu yaratır.