Atasözü

Sofu Soğan Yemez, Bulunca Sapını Komaz Ne Demek?

Anlamı

hoşa gitmeyen işlere yönelmez gibi görünen öyle kişiler vardır ki bu işlere girişince en aşırı yolu tutarlar.

Detaylı Açıklama

Sofu soğan yemez, bulunca sapını komaz; hoşa gitmeyen işlere yönelmez gibi görünen kimi kişilerin, fırsatını bulunca o işlere ölçüsüz biçimde giriştiğini anlatır. Sofu sözcüğü burada belirli bir inanç grubunu değil, dışarıya karşı aşırı erdemli ve sakıngan görünme iddiasını temsil eder. Söz, kişinin soğanı bile istemezmiş gibi davranıp eline geçince sapını bile bırakmaması imgesiyle ikiyüzlü tutumu resmeder. Dışarıya karşı tok gözlü, çekingen ve ölçülü görünüp gizlide ölçüyü kaçıranlar için kullanılır. Atasözü, görünüşteki erdem gösterisinin her zaman gerçek olmadığını, kimi insanların fırsat bulunca asıl eğilimlerini belli ettiğini öğütler; iğneleyici ve gözleme dayalı bir tonu vardır. Soğanın sapına kadar yenmesi imgesi, riyakârlığın ve gizli açgözlülüğün boyutunu somutlaştırır.

Sofu Soğan Yemez, Bulunca Sapını Komaz Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Her fırsatta gösterişten kaçındığını söyleyen tanıdık, imkân bulunca en pahalı seçimlere yönelince büyükler 'sofu soğan yemez, bulunca sapını komaz' dedi.
  2. Sade yaşamı savunup sonra en küçük fırsatta ölçüsüz harcayan komşumuz için 'sofu soğan yemez, bulunca sapını komaz' sözü hatırlandı.
  3. Tok gözlü görünmeye çalışan ortağın fırsat bulunca her kazancı kendine ayırması 'sofu soğan yemez, bulunca sapını komaz' atasözünü akla getirdi.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Kişinin soğanı bile istemezmiş gibi davranıp eline geçince sapını bile bırakmamasını. Soğanın sapına kadar yenmesi imgesi, görünüşteki tok gözlülüğün ardındaki gizli açgözlülüğü ve riyakârlığı çarpıcı biçimde somutlaştırır.

Hoşa gitmeyen işlere yönelmez gibi görünüp fırsatını bulunca o işlere en aşırı biçimde girişen ikiyüzlü kişileri. Dışarıya karşı çekingen, tok gözlü görünüp gizlide ölçüyü kaçıranları iğneleyici bir dille yerer.

Görünüşteki aşırı sakınganlığın ya da erdem gösterisinin her zaman gerçek olmadığını. Kimi insanların fırsat bulunca asıl eğilimlerini gösterdiğini hatırlatır; sözde ölçülü görünenlere temkinli yaklaşmayı, görünüşe aldanmamayı sezdirir.