Deyim

Söylemediğini Bırakmamak Ne Demek?

Anlamı

bir kimse veya bir konu ile ilgili olarak söylenmemesi gereken şeyleri söylemek:
'Bir vakitler aralarında su sızmayan hatun kişiler şimdi birbirlerini çekemiyorlar, birbirlerinin arkasından söylemediklerini bırakmıyorlardı.' -H. Taner.

Detaylı Açıklama

Bir kimse ya da konu hakkında söylenmemesi gereken, ağza alınmayacak her şeyi söylemek, ardından ileri geri konuşmak söylemediğini bırakmamak sözüyle anlatılır. Çoğunlukla dedikodu, çekiştirme ya da öfkeyle yapılan aşırı bir konuşmayı betimler. Bir vakitler aralarında su sızmayan kişilerin sonradan birbirinin arkasından her türlü lafı etmesi ya da kıskançlıktan gözü dönen birinin komşusu hakkında ileri geri konuşması bu sözle dile getirilir. İfade olumsuz ve kınayıcıdır; ölçüsüz çekiştirmeyi yerer. Söylenmedik söz bırakmamak, yani her türlü kötü sözü sıralamak imgesi, konuşmanın ne denli aşırıya kaçtığını gösterir. Çoğunlukla dedikodunun ve çekiştirmenin sınırı aştığı durumları betimler; bir kimsenin arkasından, susulması gereken şeyleri bile söyleyecek kadar ölçüsüzleşen bir konuşmayı anlatır.

Söylemediğini Bırakmamak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Bir vakitler aralarında su sızmayan iki komşu, şimdi birbirinin arkasından söylemediğini bırakmıyordu.
  2. Dargınlık büyüyünce onun hakkında söylemediğini bırakmadı, her türlü dedikoduyu yaydı.
  3. Kıskançlıktan gözü dönmüş, komşusu hakkında söylemediğini bırakmıyor, her türlü dedikoduyu yayıyor.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bir kimse ya da konu hakkında söylenmemesi gereken her şeyi söylemeyi, ileri geri konuşmayı. Çoğunlukla dedikodu, çekiştirme ya da öfkeyle yapılan aşırı bir konuşmayı betimler; ölçüsünü kaçırmış bir çekiştirmeyi anlatır.

Olumsuz ve kınayıcı bir ton. Birinin arkasından ileri geri, ölçüsüzce konuşmayı yerer. Söylenmemesi gereken sözlerin bile sıralandığı aşırı bir konuşmayı kınayarak öne çıkarır; çekiştirmeyi ve dedikoduyu eleştirir.

Bir kimse başkasının arkasından ölçüsüzce konuştuğunda, her türlü kötü sözü sıraladığında. Dargınlık, kıskançlık ya da öfke nedeniyle birini çekiştirenler için kullanılır; dedikodunun sınırı aştığı durumları belirtir.