Deyim

Sözünü Esirgememek (sakınmamak) Ne Demek?

Anlamı

düşündüğünü, karşısındakini kıracak bir söz olsa bile söylemekten çekinmemek:
'Dikbaşlı ve sözünü esirgemez bir insan olduğundan orada bir köşede, küçük bir kâtip kalmıştı.' -Y. K. Beyatlı. 'Emine iskambil falı açıyor, dikiş dikiyor, çorap örüyor, kafasına uyan insanlarla konuşuyor, sözünü sakınmıyor.' -H. E. Adıvar.

Detaylı Açıklama

Düşündüğünü, karşısındakini kıracak bir söz olsa bile söylemekten çekinmemek, açık sözlü ve dobra olmak sözünü esirgememek sözüyle anlatılır. Bir kimsenin doğru bildiğini ya da düşündüğünü çekinmeden, dürüstçe dile getirmesini betimler. Kimseden çekinmeyip doğruları açıkça söyleyen, kafasına uyanla konuşup sözünü sakınmayan dikbaşlı biri sözünü esirgemez. İfade bir kişilik özelliği bildirir ve bağlama göre olumlu ya da olumsuz değerlendirilebilir: kimi zaman dürüstlüğü, açık sözlülüğü olumlu biçimde över; kimi zaman fazla sert, kırıcı bir tutum olarak yerilir. Sözünü sakınmamak deyimiyle aynı anlamı taşır. Sözünü tartmanın neredeyse karşıtıdır: biri düşündüğünü çekinmeden söylemeyi, diğeri ölçüp biçerek konuşmayı anlatır. Açık sözlülüğün erdemiyle, kırıcılığın kusuru arasında ince bir çizgide durduğu için bağlama göre takdir de eleştiri de toplayabilir.

Sözünü Esirgememek (sakınmamak) Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Sözünü esirgemez bir insan olduğu için doğru bildiğini toplantıda açıkça dile getirdi.
  2. Kendine yakın bulduğu insanlarla konuşurken sözünü sakınmıyor, ne düşünüyorsa açıkça söylüyordu.
  3. Doğru bildiğini her zaman söyler, kimsenin yüzüne karşı bile sözünü esirgemezdi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Evet, aynı anlamı taşır ve birbirinin yerine kullanılır. İkisi de düşündüğünü, kıracak olsa bile çekinmeden söylemeyi anlatır. Sözünü esirgememek ve sözünü sakınmamak, açık sözlülüğü ve dobralığı betimleyen eş anlamlı ifadelerdir.

Bağlama göre değişir. Kimi zaman dürüstlüğü, açık sözlülüğü olumlu biçimde över; kimi zaman fazla sert, kırıcı bir tutum olarak yerilir. Açık sözlülüğün erdemiyle kırıcılığın kusuru arasında ince bir çizgide durur.

Neredeyse karşıttırlar. Sözünü esirgememek, düşündüğünü çekinmeden söylemektir. Sözünü tartmak ise söyleyeceklerini ölçüp biçerek dikkatli konuşmaktır. Biri açık sözlülüğü ve dobralığı, diğeri ihtiyatı ve ölçüyü öne çıkarır.