Anlamı
1) yemek kaynayıp suyu kalmamak; 2) tkz. tükenmek:
'Paralar suyunu çekti. Fabrika da olduğu gibi Nihat'a geçti.' -N. F. Kısakürek.
Detaylı Açıklama
Suyunu çekmek iki şeyi anlatır: bir yemeğin kaynayıp suyunun kalmaması ve teklifsiz dilde bir şeyin tükenmesi, bitmesi. Ocakta yavaş yavaş suyunu çeken bir pilav birinci anlamı verir. Biriktirilen paranın zamanla erimesi, bir kaynağın tükenmesi ise mecazi anlamdır; paralar suyunu çekti gibi. Somut anlamında söz tarafsızdır, bir yemeğin pişme aşamasını betimler; mecazi anlamında ise olumsuzdur, bir varlığın eriyip bittiğini, geriye bir şey kalmadığını bildirir. Bağlam hangi anlamın kastedildiğini gösterir. Suyu çekilen bir şeyin geriye yalnızca kuru bir kalıntı bırakması imgesi, mecazi kullanımda tükenişin kesinliğini güçlendirir; bir zamanlar bol olan bir kaynağın hiçe inişini, mutfaktan alınan tanıdık bir görüntüyle çarpıcı biçimde anlatır.
Suyunu Çekmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Aylarca süren masraflardan sonra birikimlerimiz suyunu çekti, elde neredeyse hiçbir şey kalmadı.
- Pilav ocakta yavaş yavaş suyunu çekti, kapağını kapatıp biraz demlenmeye bıraktık.
- Biriktirdiğimiz para zamanla suyunu çekti, sonunda bir kuruşumuz bile kalmadı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Birincisi bir yemeğin kaynayıp suyunun kalmamasıdır. İkincisi teklifsiz dilde bir şeyin tükenmesi, bitmesidir; para, kaynak gibi şeyler için kullanılır. Bağlam, hangi anlamın kastedildiğini belli eder; biri somut, diğeri mecazidir.
Para, mal ya da kaynak gibi bir şeyin azalıp tükendiğinde. Biriken bir varlığın eriyip bitmesini, geriye bir şey kalmadığını anlatır; bir şeyin elden çıkıp tamamen tükendiğini belirtmek için teklifsiz dilde kullanılır.
Somut anlamında nötr, mecazi anlamında olumsuz. Yemeğin suyunun çekilmesini anlatırken tarafsızdır; bir şeyin tükenmesini anlatırken ise kayıp ve bitiş bildirir. Mecazi kullanımı, bir kaynağın eriyip yok olmasının olumsuzluğunu öne çıkarır.