Anlamı
yoksun duruma getirmek, bir şeyin yokluğunu çektirmek:
'Sözlerimi dinlediler ve öyle cimrileştiler ki kendilerini bile bir lokma yemekten yoksun bıraktılar.' -N. Hikmet.
Detaylı Açıklama
Yoksun bırakmak, birini yoksun duruma getirmek, ona bir şeyin yokluğunu çektirmek demektir. Etmek ve kılmak fiilleriyle de söylenir. Nâzım Hikmet'in cimrileşip kendilerini bir lokma yemekten yoksun bırakan kişileri anlatan cümlesi bu kullanımı gösterir. Kalıp geçişlidir; ortada yoksun bırakan bir taraf bulunur. Bu yönüyle yoksun kalmak ve yoksun olmak kalıplarından ayrılır, çünkü orada bir fail görünmez. Yoksun bırakma çoğunlukla bilerek yapılır; bir hak, bir imkân ya da bir sevgi esirgenmiştir. Sözde bu yüzden bir sorumluluk yüklemesi bulunur. Kalıp hukuk dilinde de kullanılır; haktan yoksun bırakmak yerleşmiş bir söyleyiştir. Örnekteki gibi kişi kendini de yoksun bırakabilir. Söz, birine bir şeyin yokluğunu çektirmeyi anlatır.
Yoksun Bırakmak (etmek, Kılmak) Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Çocukları temel eğitimden yoksun bırakmanın hiçbir haklı gerekçesi olamayacağı açıktı.
- Kendisini yıllar boyunca en küçük bir dinlenmeden bile yoksun bırakmış sayılırdı.
- Yeni yapılan düzenleme birçok aileyi yıllardır aldığı destekten yoksun bırakmış oldu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Birini yoksun duruma getirmek, ona bir şeyin yokluğunu çektirmek demektir. Kalıp geçişlidir; ortada yoksun bırakan bir taraf, yani eylemi yapan biri her zaman bulunmaktadır. Eylem çoğunlukla bilerek ve isteyerek yapılır.
Yoksun bırakmakta bir fail vardır ve eylem çoğunlukla bilerek yapılır. Yoksun kalmak ile yoksun olmak kalıplarında ise böyle bir fail görünmez; durum kişinin dışında gelişir.
Gündelik dilde ve hukuk dilinde kullanılır; haktan yoksun bırakmak bunun yerleşmiş bir söyleyişidir. Kişi örnekteki gibi kendini de bir şeyden yoksun bırakabilir. Kalıp resmî yazışmalarda da sıkça karşımıza çıkar.